27 Nisan 2016 Çarşamba

Z aman


Evine ancak yolunu şaşırarak gelebilen biri. Her defasında başka bir yol bulmak zorunda.
E.C.

--------------------

Yirmi dört saat gözetim altındayım. Uykum uyku değil. Gözlerimi yumarsam eğer, kaybederim. Güvercin tedirginliği, üzüm buğusu. Nefesim ensemde, iki elim yakamda. Bilincim mütemadi bir uyarılmışlıkla günleri soluksuz birbirine bağlıyor. Gözlerim tavanı tararken bilmem kaçıncı sefer, düşüncelerimin yavaşladığını hissediyorum. Meğer ve sanki arasında yaşıyorum günlerdir. Zaman hiç böyle ağırlaşmamıştı diyorum hayretle. Günlerim hayretimi dizginleyememekle geçiyor. Günler uzuyor, bahar zoruma gidiyor. 

İçine bütün bu yalnızları sığdırabilecek kadar büyük bir şehirde usul ve ufak adımlarla yürümek dakikaların teker teker geçtiğini her saniye vuruşunda hissetmek demek. Zaman, altında debelendiğim, altında kıvrandığım bu yükleri oluruna bırakamayacağım kadar ağırlaştı. Durdu. Ben de durdum. Ama arabalar durmadı, beklentiler durmadı, kapıyı çalan postacı durmadı, dolapta sebzeler durmadı. Ben durdum da. Kimse benimle durmadı. Bir hikayeyi yeniden yazmaya çalışıyorum şimdi. Gözlerimden başlayacağım. Tırnağını etine geçiren bir masal insanıyım ben. Kahraman olmak istemedim.

------------------

sular bulanmadan durulmaz. iyi yolculuklar. kendine sahip çık. senin için seviniyorum. kendine sahip çık. kendine sahip çık. kendine sahip. kendine.


19 Nisan 2016 Salı

T uzak


Serseriliğe, insanlara, toprağa meylim var. 
T.U.

Pes etmeye öyle yakınım ki, teptiğim yol gözümde büyümüyor. Koşup kaçacak ayaklarım kırıldı, gözlerimi kapatamıyorum göz kapaklarım yırtıldı.

3 Nisan 2016 Pazar

Y ol


artık nereye ne götürdüğümü bilmediğim bu sapakta
Seyyidhan K.
---------------------------------------------
Gözümü kapadığımda görünmediğimi sandığım, gözümü kapadıkça karanlıkta yol bulmaya kabiliyetlendiğim, gözümü sımsıkı kaparsam aydınlığı yok ederim diye diye durmadan yürüdüğüm uzun soluklu bir yoldan geliyorum. Hiç bitmeyecek mi diye sayıkladığım, her gün kendimi karanlıkla ışığın dengesinde tutmaya tüm gayretimle çabaladığım, her nefesi yoruldum diye alıp, her nefesi bu hiç bitmeyecek diye verdiğim bir yoldan geliyorum. Geçtiğim yol zor, vardığım yer zor. Gözleri oyulmuş, kulakları sağır bir yarasa kadar yönsüzüm. Önümde derin bir uçurum. Önümde derin, çok derin bir uçurum. Buradan atlayacağım.. Bu kesin.