29 Mayıs 2016 Pazar

Z emin


I need to believe that something extraordinary is possible. 

----------------------------------------

Böyle böyle boğazımda, kurumuş yaprağın kumaştaki tutucu kalıntısı gibi ellerimde, güneşin bahar sabahı ısıtmaya ısıtmaya var olması gibi tenimde tedirginlik. Dört yol ağzında, çok uzaklardan gelen yolların kavuştuğu kavşakta, patikanın onlarca patikaya açıldığı sapakta tabelasız ve haritasız kendimden emin kalmaya, ayaklarıma bakıp 'bunlar benim ayaklarım' demeye, sesimi içime sindirip kalbimi öğütmeden sözünü dinlemeye gayretliyim. Çember daralıyor diyorum da boşa değil. Önün, arkan, sağın, solun sobe diye kulağıma haykırıyorlar. Bu sesler öyle tanıdık ki..


Açıklarda dalgalı bir denizin ortasında, ayaklarım kuma değmezken ve yıldızlar, güneş, ay yokken tepemde ve bedenimi saran, gözlerimi yakan bu tuzlu suyun içinde benim dünyama ait olmayan, ciğerleriyle nefes almayan, cisimlerini tanımadığım sayısız canlıdan korkarken, bacaklarımı ve kollarımı ve gövdemi zarar görmekten sakınmaya debelenirken, hayatımı ortaya koyarak çabaladığım şey: bu deryanın içinde sürüklenmeden, dibe batmadan, başka bir canlıya yem olmadan, açlıktan ölmeden, karanlıkta kaybolmadan olduğum yerde durmak. Bütün kaybolanlar buraya gelsin! Benim tek ödevim: kendi varlığımdan emin olmak. Beklentim dönüp her seferinde kendimi başa sarmak. İşte o zaman karaya çıkmak dahi mesele değil.

13 Mayıs 2016 Cuma

K ayıp



O kadar haklısın ki, dayanamıyorum buna. 
T.
------------------------------------

Bedenim hiç bu kadar ağırlaşmamıştı, dudaklarımı aralamam saatler alıyor. 

Bir insan olarak geldiğim yeryüzünden, bir böcek olarak ayrılıyorum. Kendime körüm. Kör bir böceğim. Muşambanın üzerinde sağa sola antenlerini uzatarak tıkırtılar çıkarta çıkarta yürüyen, yürüdükçe bir şey yaptım sanan, sandıkça körleşen, körleştikçe zeminde çıkarttığı sesleri takip eden, takip ettikçe körleşen, körleştikçe körleşen.. Tüm körlüğüyle gerçekliği paramparça edip, her bir uzvunu tek tek kopartmak isteyen, ezilip yok olmaktan çekinmeyecek çaresizliğe eriştiğinde kendini yine kendine kör kaldığı için tüm yaşamı boyunca yana yakıla aradığı ve bulduğu gerçeği yok eden bir kadının süratle savurduğu arabasının geçtiği asfalta bırakan bir böcek.

Çünkü yokluğa kavuşmanın hakkını teslim etmesi gerek. Mezar kazmayın, kalbinizde de yaşatmayın, tüm karanlığı bana yıkın ve perde kapansın. 

Şimdi ister dursun, ister dönsün dünya.

9 Mayıs 2016 Pazartesi

Y ok


anne ben geldim dizlerin duruyor mu başımı koyacak?
A.E.

Beni soracak olursan, gerçek bütün sınırlarıma dayandı. Bacaklarım titrerken koşmak zorundayım. Beni soracaksan eğer kendini üç adım uzağımda bırak. Artık bir başkasına ait gerçeği taşıyamayacak, gördüklerimin boğazıma dolandığı, kendimle beraber her sevdiğimi savurduğum, yapamayacağım dediklerimin yaptıklarımı çoktan aştığı, annemin yanlış kız doğurduğu, sesimin sözümü açamadığı, babamın Allah'a sığındığı yerdeyim. Kesik kesik öksürükler hıçkırığa, sebep olunanlar sebep olanlara, tüm duygular suçluluğa karıştı. Buradan sağ çıkarsam eğer, beni öldürün.

dinle.