Açık kalmıyor hiçbir kapı.
A.K.
------------------------------
Bir kedi bakışını tanımak, bir çocuğu büyütüp kendinle sonra
öldürmek elinle. İçimden çıkan tek cümle bu.
Hala yaşadığımı kurduğum cümleden
anlıyorum. Aslına bakarsan bir çok şeyi anlıyorum. Kaburgalarımın
kırılabileceğini, bir adamın karşıdan karşıya geçerken sanki tanışıyormuşuz da
fark etmemeli kimse gibi suçlu ama içten gözlerime bakabileceğini, üç iki bir
dedikten sonra değil sıfıra vardıktan sonra başlayabileceğimi, çok konuşarak da
susabileceğimi, karaciğerim, safra kesem, nefes borum ve bu güne kadar içimde
taşıdığım bütün parçalarım teker teker acı çekerken de ayaklarımın
yürüyebileceğini, dudaklarımın gülebileceğini. Kapılardan geçerken serçe
parmağımı korumam gerektiğini, duyguların büyük öğretmenler olduğunu ve
duyguların öğretici katiller olduğunu anlıyorum. Bir çok şeyi anladığım zaman, gözlerim
dolmadan yıllar evvel bileklerinden akan kanı görmek isteyen kızın açtığı
yaradan sızan kanı izler gibi ve yarasına dokunup bakıyorum. Beyazlar çok beyaz
değil artık, siyahlar değil siyah.
Eh kalkalım artık.
