2 Ağustos 2018 Perşembe

k uyu


Ne kadar oldu olmayalı?

-----------------------------------

Bu hava denilen yumuk yumuk boşluğun, kırışıp serilmiş, daralıp yayılmış, alaca karanlıktan renklere bezenmiş gece ve gündüz durmadan, yoğun, yankısız bu boşluğun içinde yansımaların devinimlerini izliyorum. Gelip geçen, durup yiten, durup gülen, mavisiyah zamanın taşıdığı boşluğu izliyorum. Ve tüm uluların adına yemin olsun ki içinde benim can sız sayılabilecek bedenimden başka hiç birrr şey yok. Ellerim titremese ve kulağıma sokağın iniltisi bu denli dolmasa belki de öldüm diyeceğim. Yalnız olmak hakikat. İlişki bahane. Yalnız olmak hakikat, ilişki illüzyon. Kalemin kağıttaki gölgesi nasılsa ve nasıl ki gece vakti göle giren kadın gibi sedasız silinecekse şimdinin bir kaç an ilerisinde, kim varsa kuyuma misafir teker teker çıkıyor içimden. Çıkmıyor içimden. Ben Daris. Bu en baştan belli bir yazgının kurgulanarak uzun vadede can yakmasından öte gitmeyecek son bunalım. Değişmiyor. Değişmeyecek.