ey aşk, yaptığını beğendin mi:
yetimler gibiyim ziyafetten aç dönen
ters yakılan sigara, hemencecik söndürülen-
...
anlatıyorum, hiç konuşmadan,
buğdayın içini dökmesi gibi…
...
bugün dalgınım, dün de dalgındım
aç bile değildim aynaya bakmasaydım
dünden kalmış yemekleri yerken ki gönülsüzlük
gibi burdayım.
İ.T.
-------------------------
Aynaya baktığında kendi
yansımasını göremeyen bir çocuk dedi:
Selam dünya ben beni göremediğim
yerdeyim. Bunun üzerine dünya cevap verir: Kendini görmüş olsaydın bile hiç
göremeyecektin kendini.
Üzüntünün sesini
yükseltemediği bir yer düşün. Sonsuzmuş hissi veren bir beyaz boşluk kadar
yayılmış üzüntü. Sessizce ve kendi doğasına münasip yaşadığını, kadının içinde
bir yerde. Zerresine girmiş, zerresi olmuş kadının. Kanıksadığın şey -işte o
her neyse, o şey- üzüntü de kadının kanına girmiş. Kış sonu göç eden güzel
sesli kuşların sesine benzeyen üzüntü. Geceleri çok az uykusuz duydu sesini.
Üzüntüsüne yer bulamadığı yer, kadının ev kurmaya niyetlendiği yerdi. Bu ikilem
sanıyorum ki, dedi karga yakında sona erecek. Kadın, içinde sessizce büyüyen
üzüntüsünü de alıp gidecek
------------
alıp
git
ti.
