25 Kasım 2011 Cuma

Olağanlık.


"Sordukları zaman, bana ne iş yaptığımı, evli olup olmadığımı, kocamın ne iş yaptığını, ana babamın ne olduklarını sordukları zaman, ne gibi koşullarda yaşadığımı, yanıtlarımı nasıl memnunlukla onayladıklarını yüzlerinde okuyorum. Ve hepsine haykırmak istiyorum. Onayladığınız yanıtlar yalnız bir yüzey. Ne düzenli bir iş, ne iyi bir konut, ne sizin 'medeni durum' dediğiniz durumsuzluk, ne de başarılı bir birey olmak ya da sayılmak benim gerçeğim değil. Bu kolay olgulara, siz bu düzeni böylesine saptadığınız için ben de eriştim. Hem de hiçbir çaba harcamadan. Belki de hiç istediğim gibi çalışmadan. İstediğiniz düzene erişmek o denli kolay ki..Ama insanın gerçek yeteneğini, tüm yaşamını, kanını, aklını, varoluşunu verdiği iç dünyasının olgularının sizler için değeri yok ki. Bırakıyorsun insan onları kendisiyle birlikte gömsün. Ama hayır, hiç değilse susarak hepsini yüzünüze haykırmak istiyorum.

Lirik Prensesi / Tezer Özlü

17 Kasım 2011 Perşembe

čežnja

Sonbahar..Solgun bir gül zamanı..Amar orada doğdu.Ve o gün..Bombaların ve kurşunların birer kurşun asker olarak şehirleri ateşe verdiği gün, oradan ayrıldı.Mostar köprüsünde oyuncaklarını ve oyun arkadaşlarını bırakıyordu.Gözyaşlarının hiç bitmeyecek kadar çok olduğuna inanıyordu artık.Ağlamakla insanların ölmeyeceğine inanıyordu.Çocukların ölümlerine tanık olan kurşunlar ne yamandı.Ateşten gömlekler dağıtılıyordu sokaklarda..Amar şimdi İstanbul'da yaşıyor.Düşlerinde büyütüyor Bosna'yı.Hiçbir kurşun vuramıyor düşlerini.Mostar, hergün bahara taşıyor Amar'ı.Amar'da düşlerin gerçek olduğuna inanmak için Mostar Köprüsü'nü resim defterine çiziyor, camlara çiziyor, küçücük maketler yapıyor..Ama her defasında düşlerinden çığlıkla uyanıp annesine sığınıyor. ''Evimize ne zaman döneceğiz anne? '' diyor. ''Ne zaman döneceğiz? Bu evler bizim değil ki..'' Ne İstanbul, ne güvercinlerin söylediği huzurlu şarkılar avutuyor Amar'ı.Ne de annelerin sevgi dolu yürekleri..Ne de bahar, ne de yıldızlar..Amar'ın düşlerinde hala, defalarca kurşunlanan küçücük çocuklar, adamlar, evler, köprüler var.


Şubat 1994 - Mostar Köprüsü Düşleri / Yusuf Çağlar




1 Kasım 2011 Salı

Sosyoloji Ders Notlarım

Asıl canımı sıkan dinlediklerimin zihnimde yer etmeyişi. Duyduğum tüm cümlelerin yalnızca duyulan o an için anlam ifade ettiğinin, ancak üzerinden bir müddet geçtikçen sonra anlamsızlıklarının dahi bir anlama gelmediğinin idrakindeyim.Bu sebepten ötürüdür ki bu kadar dağınık zihnim.Kahvemi içtim, hala uyanık bile değilim.Çok yönlü ortamlar, dikkatimin dağılmasını geçiniz, toparlanmasına dahi müsade etmiyor.Devamlı dağınık bir oda gibi yaşamak içimde aradıklarımı bulamamama yol açıyor. Bu ise tam anlamıyla bir kargaşa.