YüzümGök
Göğün değişti rengi.Gök tepemizde iyi ki..Uyandığımda koyuydu tüm otobüs durakları,
ben bu yüzden kaldım evden içeri.Ya Rabb dedim, biraz hasbihal,ardından baktım da gökte belirdi bir kızıl hal.Pencerem uzaktı değişen renklere
ve gözlerim eksik,
noksansızlığı seçemeyecek kadar.Çektim bir tabure şehrin öteki yüzüne,
bekledim ki buraya da vursun gökteki aks.Ama öncesinde kahvedir yılların alışkanlığı.El çabukluğu, göz kararı, dil yanması..Hiç bitmeyen bir lezzeti tükettim ben yıllarca.Yıllar dediğime de hiç aldanma.Delikanlıya geçen dakika dahi yıl olur yollanır zamana.
Yine böyle geçiyor zaman..Kargalar öyle çığırtkan,serçeler eski bir anıyı taşıyorlar kırılgan kanatlarda.Kanatlar, gayrı insanidir.Kuşlar uçarken özgürleşiyor,
benim baktığım taraflara.Bense baktıkça yazıyorum
onların uçamadığı taraflara.Kanatlarım kalmadı, gök bana rehber oluyor,
özgürleşiyorum baktıkça.Diyorum kim boyuyor seni?Siyah kapatılmaz açık renk ile.Ama doğarken gün, katrankaranfil rengine bulanıyor.Alabora olan bir hayat gibi karışmaya başlıyor arş.Bulutlar birbirini kovalarken ay hala orada.
Güneşi ben görmedim, güzel diyor görenler.Görenler biliyor, ben bilmiyorum;
-Bu şehrin güneşler altında kalıp, kabuslara uyandığını.Benim ki yalnız tahmin;-Tahminimce bugün yağmur yağmaz.Yağmayan yağmurlar benim ciğerlerimde birikir, nefes aldırmaz.
(..)
Laf uzar, gün başlar.Egzosuna çocuk kaçmış otomobil geçer sokaktan,
yan apartmandan çıkar ikizlerin annesi süt almaya.Birazdan dolar, hatta tüm ara sokaklar.Aynı oranda gözler yaş ile böğür taş ile dolar.
Süresiz bir bekleyişe çalar ömrün yüzü, ölüme varana kadar.Süreyi Allah sayar, ben -im adım insan- rengi artık kül olan göğe bakar..Kaç mevsim geçti ardından, tanıdık bir sokağın mevsimine uyanmayalı?
dinleyelim..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder