23 Ağustos 2015 Pazar

dunja


YALNIZ YIKIK BİR DUVAR VAR KARŞISINDA VE BİR KADININ CESEDİ ÜSTÜNDE UÇUŞUP DURUYOR TAKVİM YAPRAKLARI. 
AHMET TELLİ

Sonbahar geliyor. İçimi,  gözlerime dayanan hüzünler sarıyor. O şehre özlemim hiç dinmiyor. Sesler, sabah yağmurları, sessiz yürümeler, gözyaşları, aydınlanmayan günler, sırtını dönen o dostlar.. Hepsi uzanamadığım, hepsi erişemediğim bir kayalığın en tepesinde her gün ölümü kucaklıyor. Yıllar önce kuruttuğum ayva yaprağını kokluyorum. Kokmuyor. Artık ne zaman anlayışlı ne de paylaşılan kahveler kalmış. Boş sokaklarda geleceğe dair hevesleri olan sıkı dostlar da yok. Her yer tenha artık. Herkes darmadağın. Büyük bir panikle, hıçkırıkla duruyorum. Duruyorum. 

16 Ağustos 2015 Pazar

20:54

Alternatifini bilemediğimiz, bir başkasına devredemediğimiz hayatlarla yaşıyoruz. Cümle kurmadan düşünüyoruz onca, cümlelerle anlaşılmak derdimiz. Hissedileni dile dökebilmek için günlerce, aylarca yok sayıyoruz duyguları. Girişimler zamansız, başarısız. 

Oysa ben korkusuzca yazmak isterdim. Zamansız her kayıp için korkusuzca yazmak isterdim. Kimseden gizlenmeden, içimdeki acıyı dindirmek isterdim.