Kırılmasa olmazdı.
Kırılsa sayılmazdı.
Sessiz kalarak
halletme yoluna gidiyor, bu kaba şehrin içine attıklarını. Çünkü, sesi ispirto olan kadın. Diyor ki: Bizim sokağımıza ait
değil öten şu kuş, ellerime bak şimdi, benim sanma sakın. Bulutlar hiç şımarmıyor
gökte oldukları için, bu kuş hiç yüksünmüyor bizim sokağımızda. Sözleri kendime çevireceğim. Benim hem şımaran hem de yüksünmeler ortasında uluyan bir kalbim
var. Her gün kızıla boyuyorum onu, leke tutmaz bir inatla kararıyor bu
vakitler. Ne yapacağımı bilmiyoruz onunla.
Islak bir tülbent koy
göğsüme / Emsin büyüyen o siyah lekeyi.
Ahmet Oktay
