28 Kasım 2015 Cumartesi

Kara



Kırılmasa olmazdı. Kırılsa sayılmazdı.

Sessiz kalarak halletme yoluna gidiyor, bu kaba şehrin içine attıklarını. Çünkü, sesi ispirto olan kadın. Diyor ki: Bizim sokağımıza ait değil öten şu kuş, ellerime bak şimdi, benim sanma sakın. Bulutlar hiç şımarmıyor gökte oldukları için, bu kuş hiç yüksünmüyor bizim sokağımızda. Sözleri kendime çevireceğim. Benim hem şımaran hem de yüksünmeler ortasında uluyan bir kalbim var. Her gün kızıla boyuyorum onu, leke tutmaz bir inatla kararıyor bu vakitler. Ne yapacağımı bilmiyoruz onunla. 

Islak bir tülbent koy göğsüme / Emsin büyüyen o siyah lekeyi.
Ahmet Oktay



Hiç yorum yok: