Sırt üstü kıvranan bir böcek hayal et. Ayakları zemini
ararken antenleri kırılan.
Kadın kendini bildiği günden beri yüzeyden çok derinde bir
yerde yaşıyordu. Bütün canlılara birer siluet halinde bakıyordu aşağıdan. Ama
yine de iyiydi burası. Tanışıktı, alışıktı. Kendince cevapları vardı sorulan
sorulara, bitmeyen baş ağrıları bir de. Ama şimdi sırt üstü kıvranan o böcekten
farksızdı hali. Daha derini gördü, daha derine gitti. Kadın burada nasıl nefes alınır
bilmiyor, oksijen sandığı her zerre ciğerine saplanıyordu. Başaramamaktan
korkmak bir yana bu derinliğin güzelliğine karşı yetersiz kalmaktı onu ürküten.
Kadın anlayamıyordu. Kadın boğuluyordu.
bu yazının şarkısı yoktur.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder