22 Aralık 2019 Pazar

20.11.19



halbuki biliyorum biliyorum ama ne ben yokum ne onlar eksik 
akşamları hep arka sokaklardan dönüyorum 
biraz bıkkın bir parça kırık korkunç umutsuz ve sakin 
eve geliyorum seni buluyorum bir seviniyorum bir kızıyorum 

T.U.
 -----------------------------------------------

I - Kendinden oldukça emin bir tutarsızlığı vardı. Zamanını verecek kadar yanında hissetmekten memnun, yalnızlık hissini verecek kadar yakınında hissetmek istemiyordu. Bu döngü bir köle efendi resmi çiziyordu sert darbelerle, ister istemez. Yaşanan, yaşandıkça var olduğu şeyden bambaşka hallere evrilen bu şey kaçmak-kovalamaktan çok daha öteydi. Çünkü asıl kaçan kendisiyken kovalanan da başkası değildi. Bunun farkında olması ise hiç bir “olan”ın akıbetini belirleyecek denli güçlü kalamıyor, her defasında sebebini bildiği bir kapalı çevrime kendini fırlatıyordu.
----

II - Ama o gece varlığını hissetmek için yürüdüğü tekinsiz bu yolu nihayet sonlandırmış, yürüdüğünü sandığı, hep yürüdüğünü kurtlarla hayal ettiği orman patikasını yüce bir düzlükte kurulmuş eve vardırmıştı. Ancak kurduğu gündüz düşlerinde bu evin arka kapısı ağaçlarla kaplı dar toprak yoldan olmamış da önüne boyunu defalarca aşan, koca koca kütüklerden yapılmış ana giriş kapısına açılmıştı.
----

III - Beklenmedik ve aslında bir o kadar da beklendik ve istendik bu son engellenmiş olmanın getirdiği rahatlıkla birlikte ki bu O’nun hasta yönünü besliyordu, yine de gerçek bir zemine oturmasına sebep oldu. Bunu düşündüğünde zihninde karaya oturan bir yük gemisi canlandı. Yıllardır insan eli değmemiş, yıllardır insan yüzü görmemiş.
----

IV - Bu dev kapı, yolu yürüme amacının eve ulaşmak olduğunu zannettiren bilincinin kendini aşikar eden ve gizli kalan bütün yanlarını bir kez daha kabullenmesine vesile olmuştu.

28 Eylül 2019 Cumartesi

ağ rı


Biliyorum şimdi artık başka bir şey yok ötede
ve bekliyorum.
Kederliysem eğer, bu bir kişisel sorun
hani şu aştık dedikleri
basit şeylerle ilgili duygular gibi;
ama gene de üzülüyoru hâlâ
olamadım diye sıram geldiğinde
çok istemiştim oysa 
Y.S.
------------------------

Vuran bir şey var içimde. Vuran suskun kemirgen. Zamanın ölüme doğru giden yolunda, zaman ağırlaştıkça ve birikerek çer çöp gibi kapı önlerinde, yaşlandıkça yapayalnız, kendine yaşattığın şeylere bakıp zorlanmış bir kül tablası gibi hissedersin. Yer kalmamış izmarite, temizleyeni yok. Kokmuş ve itilmiş. İçimde vuran bir şey var. İçimde uykumdan uyandıran bir şey. İçimde en az benim kadar istenmeyen bir şey. Kırgınım. Bunun da önemi kalmadı. Bu hiç bir zaman önemli olmadı. 

1 Ağustos 2019 Perşembe

b aht

yesterday i saw a lion kiss a deer.

----------------------------------------------------

- peki seni bu hale getiren ne?

+ tam olarak duyduğum şey. yaşadığım ve hissettiğim şey. bütün kainat sanki her yöne ve her yönden mutlak bir bahtsızlık üzerine kurulu. akıbet ne olursa olsun, bahtsız. onu anladım. kendimi anladım. o anlattı kendini. ben anlattım kendimi. şık ve erdemli oldu ama diğer taraftan rezil ve onursuz. mutlu eden şey: hiç bir şeyin sahte olmaması. kalbim kırılmadı, bu iyi. içim buruldu, bu geçer. görüşmek kolay, sevişmek kolay. zor olan duymak-hissetmek-görmek birbirini. ''bu'' yeter. beraber olmak değil ama bu yeter. beraber olmak yetmeyecek çünkü.

--------------------------------------

- uyudun mu?

+ uyuyunca geçeceğini bildiğin şeyler oluyor, bir kaç kez uyuyunca geçeceğini bildiğin. geçmesin diye uyumam bazen. ızdırabı uzatmak. geçmesin dediğim şeyin hiç var olmamış olma ihtimali uyumama yardımcı değil. yine de hayıf. hayıflanmak iyi diyor arkadaşımın annesi. o Kürtçe diyor, ben yine de anlıyorum. kalbimin dili yok. kalbimin sesi var artık, sözü de. bahtsızlığı konuşan ses. dayanıksızmışım, düşünmeyecekmişim ve bir kaç tane daha şey. şey şey şey şey. uyumak istemiyorum. ama geçer.

14 Haziran 2019 Cuma

ya sonra



korkuyorum her biten günden.

--------------------------------

sessizce çaresiz. sessizce üzgün. telaşsız kabul. derin sızı. büyük özlem. dehşetli ama telaşsız kabul. ne büyük söz kabul. ne zor söz kabul. öfkenin başında nöbet tuttuğu, kımıldadıkça son denilen yere varmak için, başı ezilen kabul. kedere müsaade edemeyen öfke. öfkeyi dindiremeyen ben. mecalsiz, isyandan vazgeçmiş, kırgın, çok kırgın, o uçurumdan atlamış ve ölmemiş -de- kayalıklarda parçalanmış beden. paramparça olmuş ama ölememiş bir. bilmem nasıl yaşar. sessizce çaresiz.

8 Nisan 2019 Pazartesi

ş ey




Kapışmanın ve karşılaşmanın, yüz yüze gelmenin, tersyüz etmenin, her neyse, her konunun kendine göre bir kum saati, vadesi vardı.
İ.A.

-------------

Kendimi kıyılarıma vuran dolu dolu hızlı çırpınışlar, göz kırpan iyotlu ışıldama, hafif tedirgin kuş yüreği, kancaya takılmış bir balık gibi, yola çıkmaya istekli ama cebinde metaliksiz bir seyyah gibi, ürkek ama heyecanlı - evet - heyecanla dopdolu hissediyorum.

Gözümü kaldırıp inceliyorum kendi akışında, kendi içine ve uzaklarına doğru, usanmaksızın yıllardır yaşayan şehri, bu sevdiğim şehri. Tam da burada, üç yıl evvel arabaların park ettiği toz toprak içindeki burada, şu an yaşamın açıklanamaz bir tesadüfle - ya da açıklanabilir - bana sunmuş olduğu 'şeyi' düşünüyorum. Düşündükçe kaburgalarım nefesimi sıkıyor, panikliyorum. Bu paniği anımsıyorum. Bu panik güzel. Kesinlikle kötü değil. Heves ve umut yok-sa nasıl yaşanır? Heves ve umut var-sa nasıl yaşanır? Her ikisi de aynı soru, her ikisi de zor soru. Biliyorum, cevap beni bulacak; cevaba da kendime de inanıyorum. 


19 Mart 2019 Salı

k af


diyelim fena
diyelim feci
S.K.

-------------------------------------


bu sefer korku, ter attıran. 

önce parmaklarına baktı bir süre, boş sayfaya baktı sonra. tekrar parmaklarına, titremeye başladı. bilirsin. nefes borusu uzayıp büzüşen bahçe hortumu gibi düğüm düğüm havayı sıkıştırdı kursağında. kursağında sıkışan hava değil, şimdi anladı. kalbim elinde derdi. kalbimin içindeki dikenli bir tokmaksın derdi, kalsan batıyor gitsen parçalanacağım. parçalandı da ölmedi. olmadı. bundan sonrası hep bir boşa telafi çabası. koca koca cümlelerin, defalarca valizlerde taşınan kıyafetlerin, hem hayattan hem ölümden korkup hem hayata hem ölüme gözü kapalı gidişlerin, evlerin, evlerin, evlerin, kursağında kaldığını kabul etti. daha bir çok şeyi kabul etti. 

ve uyanıverdim.

13 Ocak 2019 Pazar

hatr


Her gün âh ettim bir kere.
B.K.

-----------------------------

hatırlasın. kanını damarlarının çeperlerine sıvayan acıyı hatırlarsın. kemiklerini, eklemlerinden kıran, kaynatan; bir daha kıran bir daha, daha acı kaynatan acıyı hatırlarsın. mutlu olmaya yetmeyen aşkı hatırlarsın. sözünün sesini aşamadığı, kelimenin manasının yittiği, çalışıp, kaybedip, koşup, yorulup yine de kavuşamadığın o uzlaşının fersahlarca, kıt'alarca uzağında olduğunu hatırlarsın. ciğerini çürütürcesine, kendini dört bir tarafa savururcasına yaşadığın, yaşayamadığın acının neden yaşanamadığını hatırlarsın. ikna olursan ki bu acı nihai son, boğulmaktan korktuğunu ama korktuğunun ne kadar kaçarsan kaç gözlerini yerlerinden oyarcasına gözlerine baktığını görürsün. hatırlarsın, hatırlarsın, lanet okuyarak, ağlayamayarak hatırlarsın. öfkeni, sitemini, kırgınlığını, hayıflanmanı, debelenmeni, ölmeye değer kadar sevdiğini ama ölemediğini hatırlarsın. unutmaya çalıştığın her şeyi yüzüne çarpan gerçekle hatırlarsın. dişlerini kırarcasına sıkarak, tırnaklarını etine geçirip kanatarak, kahırla hatırlarsın. neşenin, ilaçların, güneşin, tütünün, insanların, yalnızlığın, yolların, konuşmaların, susmaların, sever gibi yapmaların, başkalarının yaralarını sarmaların, sırt çantandaki kitapların hiç bir şeyi hafifletmediğini hatırlarsın. nasılll dersin, nedenn dersin. midendeki safrayı kusup, nihayet soğuk fayansa yığılıp gözyaşında hatırlarsın; yetmedik.

uzun bir ölüm bu.