17 Kasım 2021 Çarşamba

b en


Saygım senin orospun olsun, kaygım benim aşkım.

Sago

-----------------------------

Ben bu yabaniliği kelimesiz bırakacağım. Dudaklarımı - yine mi - dikip karanlığın içinde, kulaklarımı kesip işte bilirsin o deliler gibi, göz kapaklarımı tırnaklarımla ppparçaççalayacağım. Kimse kalmadı. Neden kimse kalmadı. Soruyorum ama kimse kalmadı işte. Cevap desen beklenecek son kale. İnce uzun biri vardı, gözümün önünde kendini öldürdü her gün memnuniyetle. Diğeri yaşamdan yetme ki cahilliği hepimizi yaktı, parayı sevmiş biri öyle ahmak. Kimse beni sevmek istemedi. 

Ben karanlık, ben kibirli, ben annesinin bile dediği: sana diyeceğim sözüm yok biri. Ben eğreti ot hani demiştim yıllar yıllar öncesi, ben iğneye geçmeyen iplik, ben kurtlanmış nar öyle tiksindiren. İşte diyeceklerim var bilirsin buraya geldiysem eğer. Diyeceklerim var, bin dallı çınarın ölmesi de olur. Aynı yastığa baş koyduğum yıllarca kişinin bebeğine bakıp ne güzelsin demek de olur. Diyeceklerim var ama ben konuşamam hani bilirsin, bazen. 

Konuşunca üstüme şimşekler, ben konuşursam gözlerimden irinler, dilimden zehirler mi geçer? Kimse demedi. İnanmayacağım. Kim ne derse desin sözüne sesine izine pisine, ben inanmayacağım. İnsanın elleri vardır, iki. Parmakları, on. İşte ben on kere inanmayacağım. Diyeceklerim vardı da gördüğüm o rüya geldi hatrıma şimdi. Memeden çıkan penisler, penisi olmayan adamlar. Neyse o ev, ev değil de mağara, mağara değil değil orası mağara değil kapısız kulpsuz bir sığınak denize açılan. Deniz karanlık, merdiven yıkık. Benim içim rahat. Kayalar kapaklanmış üstüme. Abartıyor muyum? Abartmış olmayı dilerdim topuğumdan ısıran yılan olmasa. Ellerimde kelebekler demiş ölmelerini bekliyorum. Kimsenin umurunda değilim ölürken de, dedim.

Hiç yorum yok: