öğrendiğim ne varsa yaşam için yetmedi, beyaz bayrak çektim. ustalık eserim olacaktı kaçış planım oysa. yoktu ihtiyacım eşyaya, ışığa, insana. kendimle işte burada, her yabancının iyice yabancılaştığı bu dağ yurdunda, tüm muhtaçlığımı susturmak için uydurduğum her oyunun son sahnesinde, bahanesiz, gözyaşına boğulmuş vaziyette karşılaştım. bozulan düzen dikiş tutmadı. güneş günlerce doğmadı. kendimi eyleyecek hevesim göz göre göre tükendi. hiç bir şey yapamadım. hiç bir şey yapmamayı yaptım geçen günlerde. ışığı sönen bir yıldız oldum, istesem de bir şey yapamazdım, kimse görmedi. merakım bitti pişecek kahveler için. kulaklarım çınladı günlerce, haberler aldım, olur dedim insanlık hali. önce güneşte kurudum, sonra şeklimi kaybettim un ufak oldum. dedim ya ne varsa yaşam için öğrendiğim, yetmedi. söyle kimin gözlerinin içine bakabilirim şimdi? nasıl konuşurum hiçbir şey olmamış gibi.