29 Mayıs 2011 Pazar

Öğrenilmiş Çaresizlik


Bazen tüm duygularımı öldürüp kalbimin yerine derme çatma bir su pompası koymak istiyorum.Bu günlerde yine elim kolum kaşınmaya başladı,  bu iyiye alamet değil.Mantıktan ibaret bir ibret olsam, sonra kendi mantıksızlığımda boğulsam, ayıp eder miyim? Ama bu böyledir Corç.Sorma işte nasıl diye, insan gördüğüyle değil yaşadığıyla ikna olur herşeye.Benim anlatacaklarım sana ve diğerlerine silinebilir kurşun kalemden başkası değildir.Öyleki onlar benim içimi kapkara karaladılar, silgiyi Mayk attı denize.Bilirsin o çok haylazdı çocukkende.Hoş ben hala büyümedim, böyle biraz çocuk kaldım.


(...)


Kafamı karıştırmamalısın, zira şuan olabileceğimden de fazla sakinim.Bir insanın sukuneti neye bedeldir bilir misin? Hiç susmayı denemediysen, bilmeni bekleyemem.Susarken artık içimde hiçbişeyde büyümüyor.Ne..ne dedin Corç?

-‘’Yaşasın! ben büyüyosun artık.’’
Tamam artık, bu güzel kenti yüreğimde uyutup, uykularımı uykusuzlara armağan ediyorum.Ben uyumasamda olur.


8 Mayıs 2011 Pazar

Tıss.

Hepsi iç içe, birden çok yüzden az idiler.İri gövdeleri, bana gülen gözleri vardı hepsinin.Dilleri üzerinde adım yazılı, kanım için.Ayağımın altından aktı geçti bir kaçı.Dokunmayanı bin yıl yaşasın demem, demedim.Yolumun üzeri temizdi, kalbim kadar.Birden rüyam delindi,Rüyam delirdi.

6 Mayıs 2011 Cuma

Dönen şu dünya sanki taş ve biz içinde çorbalık.

Uyku arasında aralanan gözlerle baktığın dünyanın hala döndüğünü görünce en okkalısından sövesi geliyor insanın şu metabolizma denilen zıkkıma.Derdinin ne olduğunu hala anlayamadığım bünyemin beni böyle yarı yolda bırakmasına höyküresiye ağlayarak karşılık vermek istiyorum.Hayır, kibar olmayacağım, hiçte sırası değil..Beynim kazandibi kıvamında.Sanki tabağın içinde hafifçe sarsıldığında, tabanı sabit lakin gövdesi sallanan hacıyatmaz gibi sallanıyor.Elime bir katana alarak,  boynumun aşağısını yukarısından tek hamlede ayırıp, kellemi koltuk altıma almak istiyorum.

Umulur ki, felah buluruz.

5 Mayıs 2011 Perşembe

Mut

İnsan olduğu yerden kaçıp uzaklara sığınmaya çalışırken neleri kaybettiğini fark edebilecek kadar olgunsa eğer kaybettikleri aslında kazandıklarına eş değerdir. Teşekkür ederim beni ben yapanlara, benden çaldıklarıyla mutlular mı merak ederim?Ben artık nefes almaya başladım, kafama dayadığınız silah nihayet verdi baharı bana.Açık yaralarımın tuzu kurudu ve siz eğer mutluysanız, korkun biteceği gün yakındır!


dinle.