18 Eylül 2011 Pazar

Hızırla Kırk Saat - 20.

- Kapadın mı iyice taşı
- Taş kendi kendine kapandı
- O kıvılcım saçan nedir içerde
- Gözlerimizdir
- Şehir bizim ansızın yitişimize ne diyecektir
- Şehir evlerini büyütecek
Badanasını yenileyecek
Fırınlarım kapatacak yeni fırınlar açacaktır
Süt sağacak
Köpüklenecek
Şarabın kıvamında yenilikler
Devrimler yapacak
Ve bizi unutacaktır
- Bizi unutmayacaktır
Her bey değişiminde
Her üye seçiminde
Her çocuk ölümünde
Her sayfa açışta
Her kitap yaymlanışmda
Her kitap yakışında
Her sürü dönüşünde
Bizi ansıyacaktır
Her su kuruyuşunda
Her açlıkta her vebada
Her şimşek çakışında
Katedrali uğuldatan gök gürültüsünde
Mermer yaran depremde
Bizi ansıyacaktır
Her define bulunuşunda bizi unutsa da
Yeraltından her levha çıkışında
Bizi hatırlayacaktır
Gebeler bizi yalan yanlış sezerler
Doğumlarda aydınlıkça bilirler
Çocuğun çevresindeki ışık
- Ki onu yalnız anneler görürler
-O ışık bizdendir bunu bilirler
Çocuklar şubat ayında
Kara düşen kurt izinde
Bizi ansırlar
Yüreğe inen bir çivi biçiminde
- Bizi unuturlar
Senato seçimlerinde
Sofrada değil belki şölende
Biz nerdeyiz arkadaşlar düğün nerde
Biz konuğuz şölende
Ama gün olur anılmayız
Manastırda bile
..
Sezai Karakoç

Hiç yorum yok: