25 Ocak 2013 Cuma

Sessizce, derinden.

Şimdi öyle dolu ki boşalttığım oyuklar. İnan bana tüm dünyanın ruhlarının yalancı olduğu kadar dürüstüm kendime, ruhum öyle ince. Yalan söyleyen takvimlerden bana kalan, çılgınca geçen zaman. Bir de sandalyemde uyuyan Dora. Zamanın içinden çekip çıkarttım kendimi, yakam elimdeyken can verdi yıllarım. Telaş içinde yerine koymaya çalıştım kaybolan anıları, kaybolan yaraları. Hepsi beni uslandıramayacak kadar derinindeydi kuyunun. Orda öylece, ıslak içinde, rutubet içinde, yalnızlık içinde, anlaşılmamış bir şekilde duran şarkıları, sönen izmaritleri, sönen ışıkları, sönen şehirleri gördüm. Gün ışığının var olması, karanlığı yalan kılmıyordu. Tıpkı buna benziyordu, tıpkı bana benziyordu. Orada öylece bana bakan eski perdeler, yarım kaldırım taşları, yarım tebessümler bir zalimin kalbinden masumların ruhlarına akıyordu. 

şarkım; 

Hiç yorum yok: