20 Eylül 2015 Pazar

gafil


Ayağı kayan bir çocuk 
Kadar şaşkınım, bilemedim.
Ahmet Telli

Şeffaf bir naylondan süzülüp giden su. Aklımın tutamadığı isimler, sözler. Gizli, yapışkan bir sıvı, kulaklarımı şahit tuttuğum ve varlıklarına az evvel iman ettiğim ne varsa içine hapsediyor. İpinden kopan uçurtma evrende yok olmasa da, gözümden kaçıyor olması yokluk için kâfi. Yakından baktıkça yabancılaşan, uzaklaştıkça çağıran. Tüm bu sözler bir çocuğa ait. Bir çocuk düşün. Tıpkı senin çocukluğun gibi. Bu yeterli.


14 Eylül 2015 Pazartesi

Paloma Negra



Kalbim bugün ilk defa kanlı elleriyle sokuldu dünyama; anladım benimle tanışmak istiyor. Kimse duymasın ama kalbim insan yiyor.
M.İ.

İçimde sancı çeken, hırçın kelimeler. Rengi atmış pembenin ya da kırmızı fark etmez, canlıyken ve yaşıyorken ve neşe saçıyorken gülümseten halini anımsamaya çalışıyorum. Gereksiz. Kendini öğütüp duran her şey kadar yanılgı dolu. Zihin büyük bir çöplük. Zihnim çok büyük bir çöplük. Tırmalayıp da sökmesi, sahip olduğum dengeleri tıpkı iki adım evvel kat ettiğim yol kadar yakın. Tekerrür eden tarih, en olmaması gereken yerinden yakalıyor öfkemi. Gerçekle hakikat farklı şeyler. Şimdi her ikisinin de beni ele geçirmesine müsaade ediyorum. Belleğim akıp duran bir rüzgar. Onu özgür bırakıyorum. Böylece evimin ortalık yerinde, göç için geç kalmış o leyleğin çırpınışı sona erecek.



4 Eylül 2015 Cuma

Talep

Nasılsın, iyi misin? Buralarda her insanın yüreğinde ilahi tecelli ile var olduğuna inanmış bulunduğum ancak bir kedinin kıskıvrak yakalaması gibi bir serçeyi, süratle yitirdiğim insanlıktan söz ediliyor. Oysa ne saçma.

Zira isteğim şu ki: Daha çok susmanız. Daha da çok. Sessizliğe alışana kadar. İncileriniz dökülmez, kimsecikler küsmez. Merak etmeyin. Boşlukta kapladığınız hacimden dirhem eksilmez. 

Vahşetle kavrulan dünya sessizliğe kavuşurken ben bir dağın zirvesinde, uğuldayan vadinin az ilerisinde korkudan yıpranarak ama yıldızlara yakın kalacağım. Zoraki ilişkilerden uzakta, mekanikleştiğine an be an tanıklık ettiğim ve tıpkı bir uydu gibi etrafımızda dolanan ikincil kazançlar tarafından içine çekilmekten beri duramadığımız bencilliklerin fersahlarca ötesinde duracağım. Kimsenin sözcükleri ve hissettikleri ile acı yaratamayacağı o yerde ben bir çingenenin ıslığını çalıp dudaklarından, kıyamete kadar aydınlanmayacak gökyüzüne bakarak delireceğim.