Nasılsın, iyi misin? Buralarda her insanın yüreğinde ilahi tecelli ile var olduğuna inanmış bulunduğum ancak bir kedinin kıskıvrak yakalaması gibi bir serçeyi, süratle yitirdiğim insanlıktan söz ediliyor. Oysa ne saçma.
Zira isteğim şu ki: Daha çok susmanız. Daha da çok. Sessizliğe alışana kadar. İncileriniz dökülmez, kimsecikler küsmez. Merak etmeyin. Boşlukta kapladığınız hacimden dirhem eksilmez.
Vahşetle kavrulan dünya sessizliğe kavuşurken ben bir dağın zirvesinde, uğuldayan vadinin az ilerisinde korkudan yıpranarak ama yıldızlara yakın kalacağım. Zoraki ilişkilerden uzakta, mekanikleştiğine an be an tanıklık ettiğim ve tıpkı bir uydu gibi etrafımızda dolanan ikincil kazançlar tarafından içine çekilmekten beri duramadığımız bencilliklerin fersahlarca ötesinde duracağım. Kimsenin sözcükleri ve hissettikleri ile acı yaratamayacağı o yerde ben bir çingenenin ıslığını çalıp dudaklarından, kıyamete kadar aydınlanmayacak gökyüzüne bakarak delireceğim.
1 yorum:
tınısal sözcükler. bir yakarış gibi. vaveyla. sükuta duyulan ihtiyacın bir anda belirmesi ve sükutu bozması. bu sözcüklerle ne yapacağını bilemeyen biri kıyamete kadar aydınlanmayacak gökyüzüne bakarak delirebilir ancak.
Yorum Gönder