17 Ağustos 2024 Cumartesi

Yara sa

size,
bu odanın alacakaranlığından,
okyanusundan, beni boğan dalgalarından,
tenimde kalan tuzundan ve
yastıklarda kuruyan gözyaşından
hiç bahsetmedim.

B.K.

------------------

Selam karanlığım. Bugün artık elinden tutmasam da kendi pençelerin, dimdik omurganla, öfkenin sıcağından vazgeçmiş, yaratabildiğin tüm zamanların hatırasını koyu kızıl memelerinden sarkıtan olgun bir yarasa oldun. Gurur duydum. 

Seni rahmimde büyüdüğün için sevecek değildim. Rahmimi de seni de sidik ve arpa kokan dik bir ara sokakta, bu zamana ait olmayan bir cumbanın duvarına mıhladım. Kendimi de sevecek değildim. Ben sevgiyi akreple yelkovan arasında yakalayabildiysem eğer yani yakaladığımı sandıysam, yani yakalamak demeyelim de bulduysam, sevgiyi çelik bilip saniyeler ve dakikaların eliyle gırtlağımdaki çaresizlikte biledim. Evet bunu yaptım. Sen küften yapma korkularını, girilmez bir mutfağın yapış yapış zemininde şeytandan çaldığın topuzuna sarıp sarıp suratımı paramparça edene kadar durmadın.  

Kurutulup önce senden, seni sevip sonra ve sonra doğmam için bu kez senin dölünden gözlerimden, solungaçlarımdan, tırnaklarımın etime değdiği yerlerden simsiyah toprağa çivilediğin zamanların merhametine sığınarak kucakladım seni.

 İşte sevgilim, işte karadeliğim, işte benim göz çukurumdaki bir dirhem kan pıhtım. Zaten yokken ben, seni böyle görkemli var ettiğim için kendimi sevmeye meylettim. Sevgimi ayazın soğurduğu bir vadiye emanet edip boğuk sesimle mırıldandığım sözlerin büyüsünü büyüyen ayın gücüyle ve bilirsin kan gerek bu işlere, akıtıp eskiyen damarlardan, rüyama bulaşan kayalıkların içine sıvayacağım. Seni ve kendimi korumak için. Seni, kendimden korumak için. 

dinle. 

7 Haziran 2024 Cuma

o büyük kayıptan bana kalan faydasız kelimeler


içerde mi meydanda mı
nerde kaybettim canımı
aradıkça aralanır
karanlığın kapıları

T.A.

---------------------------------------

hatıramdan çıkmayan, kocaman kahkahasıyla hayat dolu, coşkulu bir adam var. vardı. yaptığı işte aşkı arar, gözlerime baktığında secde ederdim yaradana. heyecanlı bir çocuk, heyecanını kaybetmemiş bir çocuk gibi yanakları neşeden kızarır, elleri kış geldi mi kurur, çatlar, yarılırdı. O aldırış etmez bütün kollarıyla bana sarılırdı. içimde bahçesi poyraz yemiş, henüz yirmilerinin sonlarında üzgün bir tavşan var. işte o tavşan ve bu adam sonsuza dek sürecek bir aşkı paylaşacaklar. 

dinle

31 Mayıs 2024 Cuma

su s


Bir kuş ki yalnız bir zamanlar uçtuğu bilinen.

İ.A.

---------------------------------

önce bir kaç kural belirledi. ilki dürüst olmak. dürüst olmayı düşünmeye koyuldu, renkler koyuldu, iğne ucunda mütevazı bir kapı geçildi, su dolu sürahi sahnenin tam ortasına koyuldu. ıhm evet dürüst olacağım.  ---------------
burası benim karanlıktan mı doğmuş, karanlığa mı doğmuş yaban tabiatımı kendime has bir esrime haliyle kendi halimde yeşil ve pembenin şu sıralar cirit attığı konuşmadığım o yerlerde, bu yerleri sayada bilirim. yolda yürürken, evde dururken, yemek yaparken, şarap açarken, çiçek sularken, merak ederken, hmm bi an duraksadım. -------------

karın boşluğumda sanki tek boşluk kendisiymişçesine yaşayan düşkün bir tanrı var. beni böler, beni küser, beni sever ay beni çok sever. dora'nın sesi böldü tanrıyı ''sustuğun za a aaa a ama aa a...nları sayacaksın'' 

saymayacağım. saymadım sustum işte.
 zamanın üstünde zamanla olmaya gidiyorum.

aşk ile güzelim aşk ile

29 Mayıs 2024 Çarşamba

b ağ


eğri büğrü bakar oldum boyunbağı takar oldum şaşkın oldum sakar oldum ikide bir yüreğimi dağa taşa diker oldum şunca yıl karanlıkta göz kırpmaktan bıkar oldum

A.B.

--------------------------

zihnimi ıstırabın boynumu sımsıkı sarmış, ıslak ve kaygan derisinden pul pul sıyırmak için debeleniyorum. bunu bilmem gerekirdi. debelendikçe debelenmeye devam edeceksin. durdum bundan. leyla burnuyla hafifçe dürttü sol uyluk kemiğimden. biçim ve maddesini henüz tam idrak edemediğim, uzaktan yani uzak sayılmasa da o çitin ardından gözlerimi şahinden yuvalarına dönmesi için çağırıp bir kısa, keskin ve ciddi olduğu bariz çığlıkla önceden olanları sonradan olacağını zannettiklerime kimsenin görmeyeceği zanlarla sıkıca bağlıyorum. --- 

anı yalnızca anı, bir anı bütün veçhelerinden kurtarıp ışımasını karanlığın içinde istedim, istiyorum. istiyorum, yokkk yok hayır istemiyorum, istiyordum ama artık istemiyorum, istemek istemiyorum, istemiyoristemiyoristmiyor ve ne oluyorsa oyunun bir yerinde istemek istiyorum. ben de istiyorum demek istiyorum. ---- 

tiz bir çınlamayla araladı gözlerini kadın, hani hatırlarsın kuyudaki, suların dibindeki ve suyun üstünde şişmiş kalmış zamanında vardı bedeni. evet o kadın gözlerini araladı. olduğu yerde vardı. var olduğunu var olduğununun farkında olmasıyla biliyordu. var olduğunu bilen kadın etrafa baktı. oh çekmiş olmaya benzeyecek bir devinimle zerre zerre yanan neon ışık tanelerinin parlaklığı arttı. insan olmaktan geçmiş, bitmiş, gelmişti. nereye geldiğinden bağımsız, bedenden bağımsız, bütün kurgunun dışında, varlığının sadece var olduğu bilgisiyle öteki zerrelere doğru aktı. ---- 

uykudan uyandım. uykudan uyandığıma yemin ederim, demin uyuyordum işte şimdi uyandım. şimdi, şu an bu tuşlara biraz da hırsla basarken, uyandığımdan eminim. ----- 

bir anda tuşlara basan eller, bir anda ışık selinde süzülen kadın aynı kara ekranda dolanık biçimde, mevcudiyetimdeki uçuruma düşüyorlar. ---- 

bir kaç nota duyuyorum, önceden kuyuya düşen ben bugün parmakları dünyaya ait bir kadınla sarmaş dolaş biraz, biraz nefret ederek birbirimizden düşüyoruz. bu kuyu değil. bu sonsuzluğu idrak etmesi için benliğimin tabi tutulduğu uzun bir sınav olacak. sorusu olmayan, uyduruk şu kelimelerin hiç birine yer olmayan, olmanın deneyimini dayatan bi sınav. ben bunu sevdim. heh evet ben bunu sevdim diyeceğim, bundan eminim. bir elim renkleri keşfedecek, kalçalarım sevmeyi. dilim sesi kullanacak, ciğerlerim bağımlılıkları sevecek, ağzım konuşmamayı. bu hep böyleydi değil mi Vioanuy? onaylıyor beni çirkin mi çirkin suratıyla. ----- 

100'den geriye geri saydığını düşünmekten başka bir şey düşünmeden geri saymaya başlıyorum. 100, 99, 98, 97... 88,87....0. sıfıra varıyorum. yani hiç. hiç olmak için önce olmam gerektiğini her geçen gün derinime fısıldayan uzun kuyruklu, kambur ve kulaksız bir iblis tarafından öğretiliyorum. eyvallah. kabul ediyorum.  

dinle yavrum

16 Nisan 2024 Salı

gün eş


                                        Ama aşığım ben,

Ve uyanıklıktır aşkın gerçeği.

H.C.

-------------------------------------

İlgimi keskin ve canlı bir dikkatle kendine cezbedebilecek güçte, daha evvel yaşanmış bir şeye benzemeyen, belki renkli veya karanlık bir parlak ama yine de eskiye ait gölgelerin düşemeyeceği yaşamın şimdilik, belki uzun bir şimdi içinde, benden uzakta olduğunu biliyorum. İçine düşüp de bedelleri ile ağladığım yılların bir kaç sene uzağında, gelmesini umut ettiğim mutlulukla rüyamda merhabalaştım. İyi şanslar dedi, safça sayılabilecek bir içtenlikle. Bilmediği, karanlık gözüme güneşten emanet. 

dinle bakalım