ya da duvar değil konuştuğum, içinde insanlar var.
nedense beni anlasın istedim içinde insan olan duvarlar. Y.E.
Neden? Çünkü ikindi kuşları kadar tedirginim. Beni anlamak için kaldırıma, başında kendine kadar bir bulutla
ıslak içinde oturan kadını hatırla. Turuncu sokak lambasının ışığında pişmanlık
çeke çeke ölen. Adını unut ama yüzünü hatırla. Konuşmaktan dili pörsümüş,
gözleri kan çukuru kadın. Anlatabilseydi eğer teker teker her şeyi, çürümenin
hızını yavaşlatacaktı. Anlatamadı. Ucunu tutamadığı kelimeler ve üzerine sinen bir
garip tavırla hep kaçtığı hatanın içine düştü, orada öldü. Yakın ilişki diye
bir şey yoktur dedi en son. Olan ve olmayanı anlatamayan kadın da artık yoktu.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder