9 Ocak 2016 Cumartesi

Yoktur


ya ben hep duvara konuştum
ya da duvar değil konuştuğum, içinde insanlar var.
nedense beni anlasın istedim içinde insan olan duvarlar. Y.E.


Neden? Çünkü ikindi kuşları kadar tedirginim. Beni anlamak için kaldırıma, başında kendine kadar bir bulutla ıslak içinde oturan kadını hatırla. Turuncu sokak lambasının ışığında pişmanlık çeke çeke ölen. Adını unut ama yüzünü hatırla. Konuşmaktan dili pörsümüş, gözleri kan çukuru kadın. Anlatabilseydi eğer teker teker her şeyi, çürümenin hızını yavaşlatacaktı. Anlatamadı. Ucunu tutamadığı kelimeler ve üzerine sinen bir garip tavırla hep kaçtığı hatanın içine düştü, orada öldü. Yakın ilişki diye bir şey yoktur dedi en son. Olan ve olmayanı anlatamayan kadın da artık yoktu. 

Susku en çok buraya yakışacak. 

dinle.

Hiç yorum yok: